YÖK'TEN ÜNİVERSİTELERDE İNTİHALİ YOK (?) EDECEK
KARAR
İNTİHAL’İN CEZASI BUNDAN BÖYLE “KAMU GÖREVİNDEN ÇIKARILMAK!”
İNTİHAL’İN CEZASI BUNDAN BÖYLE “KAMU GÖREVİNDEN ÇIKARILMAK!”
YÖK, ÖĞRETİM ELEMANLARI DİSİPLİN YÖNETMELİĞİNİ
DEĞİŞTİRDİ.
Bilindiği gibi bu değişikliklerden önce intihal suçunun ÖEDY’deki yaptırımı “üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası” idi. Ancak Danıştay’ın 20 Eylül 2012 tarihli kararıyla bu ceza “2547 sayılı YÖK Yasası ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nda Yasası’nda bu cezaya ilişkin bir düzenleme bulunmadığı” gerekçesiyle hukuka aykırı bulunmuştu. Danıştay’ın bu kararından sonra YÖK yeni bir düzenleme yapmayınca intihal suçu yaptırımsız kalmıştı (bu konuda geniş bilgi için bakınız: http://kayhankantarli.blogspot.com.tr/2013/12/intihal-yaptirimsiz-kaldi.html ve http://kayhankantarli.blogspot.com.tr/2013/12/universite-suc-cennetine-donustu.html)
İntihal’in yaptırımsız kalması ve YÖKün 15 aydır hiçbir önlem almaması öğretim üyeleri tarafından tepkiyle karşılanmış ve başta Bilim Akademisi olmak üzere çok sayıda öğretim üyesi derneği kamuyouna yaptıkları açıklamalarda YÖK’ü, “Danıştay’ın söz konusu kararı ile doğan boşluğu doldurmak üzere gerekli yasal düzenlemeyi acilen yapmaya” çağırmışlardı.
Beklenen yasal düzenleme 657 sayılı Devlet Memurları
Yasası’nın Disiplin Suçları bölümüne üniversitelere özgü olarak intihal suçunu
ve bu suçun yaptırımını tanımlayan bir
fıkra eklenmesiydi.
Ancak YÖK daha radikal bir karar alarak Danıştay kararı
nedeniyle uygulanamaz hale gelen “üniversite öğretim mesleğinden çıkarma”
cezasını yürürlükten kaldırdı ve intihal suçunu
“kamu görevinden çıkarma cezası”
kapsamına soktu.
Bu duruma göre üniversitelerde
araştırma ve yayınlarında intihal yaptığı kanıtlanan öğretim elemanları bundan
böyle üniversiteden atıldıkları gibi başka hiç bir kamu kurumunda da görev yapamayacaklar.
BU YAPTIRIM BİLİM HIRSIZLIĞINI BİTİR
Mİ?
İster üniversite öğretim mesleğinden, ister kamu
görevinden çıkarma cezası olsun bilimsel hırsızlık suçu için böylesi ağır
yaptırımların ardında yatan amaç "caydırıcılık"tır.
Ancak bir cezanın caydırıcılığı her şeyden önce “örtbas etme” yi dışlayan, yandaşlık kaygılarından arınmış, tarafsız bir soruşturma yapılıp yapılmamasına
bağlıdır. Açıkçası ceza var ama,
hırsızlık örtbas edilip uygulanmıyorsa caydırıcılık yoktur. Sonuçta
bilimsel hırsızlık azalacağına daha da artar. Tıpkı bu güne kadar olduğu gibi.
Sözün özü;
Sırtını dekan, rektör, YÖK üyesi ya da YÖK başkanı gibi
bir makam sahibine dayamışsan aşır aşırabildiğin ve çık akademik kariyerin
basamaklarını hızla profesörlüğe, yetmedi dekanlığa, rektörlüğe ve hatta
bakanlığa kadar...
**********
Not:
Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve
Memurları Disiplin Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle “yönetim görevinden
ayırma” ve “görevinden çekimiş sayma” cezaları da Danıtaştay’ın bu cezaları da
aynı gerekçeye dayanarak aldığı “hukuka aykırılık” kararları nedeniyle yürürlükten kaldırıldı ve ayrıca bir çok maddede de değişiklikler
yapıldı.
Bu maddelerle ilgili olarak, örneğin bakınız: http://www.bianet.org/bianet/egitim/153126-yok-disiplin-yonetmeligini-degistirdi






