7 Eylül 2013 Cumartesi

YEŞİL İZMİR DAYANISMASI



YEŞİL ALANLARINININ YAĞMALANMAK İSTENMESİNE KARŞI

“YEŞİL İZMİR DAYANISMASI”
 
 
“#uyanİZMİR#direnİZMİR” ile başlayıp “#direnAĞAÇLIYOL” diye devam eden çağrılara kulak veren İzmir,  ranta kurban edilmek istenen yeşil alanlarına “YEŞİL İZMİR DAYANISMASI” ile sahip çıkıyor!

 
Latife Hanım Grubu, Eğitim-iş Bornova Temsilciliği, ÇÖY-DER, ADD Bornova Şubesi, CKD Bornova Şubesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi, ve Yerel-iş Bornova Temsilciliği'nin biraraya gelerek oluşturdukları YEŞİL ALANLARIMIZI KORUYALIM GİRİŞİMİ 3 Eylül'de gerçekleştirilen eylem ve basın açıklamasını değerlendirmek ve mücadelenin yol haritasını belirlemek için bugün (6 Eylül 2013) bir toplantı gerçekleştirdi.
Toplantıya CHP Karabağlar Emekli Komisyonu, DİSK Emekli-sen Konak Şubesi, ve Vardiya Bizde Platformu'nun temsilcilerinin de katıldığı katıldığı toplantıda yapılan değerlendirme ve alınan kararlar;
1. Eylem ve basın açıklaması ulusal ve yerel basında geniş yer bulmuş, eylem başarılı olmuştur.
2. YEŞİL ALANLARIMIZI  KORUYALIM GİRİŞİMİ adı altında başlatılan mücadele bu günden itibaren YEŞİL İZMİR DAYANIŞMASI adı altında sürdürülecek ve  demokratik kitle örgütlerine ve siyasi partilere  mücadeleye katılmaları  için çağrı yapılacaktır. 10 Eylül 2013 Salı günü çağrımıza olumlu yanıt veren örgütlerle bir toplantı yapılacaktır.
3. YEŞİL İZMİR DAYANIŞMASI  geçici yürütme kurulu aşağıdaki gibi belirlenmiştir.
OğuzEminoğlu-Eğitim İşBornovaTemsilciliği
Engin Demirkollu-Latife Hanım Grubu,
Orhan İnceleme- Vardiya Bizde Platformu
4. Taslak Eylem Takvimi
11 Eylül 2013 Çarşamba : Bornova Cumhuriyet Birlikteliği'nin düzenlediği Peterson Köşkü Forumu'nun konusu #diren AĞAÇLIYOL olarak belirlenmiştir. Prof. Dr. Kayhan Kantarlı bir sunum yapacaktır.
11-14 Eylül 2013 imza standları, bildiri dağıtımı
14 Eylül 2013 Cumartesi #diren AĞAÇLIYOL yürüyüşü ve mitingi
YEŞİL İZMİR DAYANIŞMASI
Geçici Yürütme Kurulu
 

 

6 Eylül 2013 Cuma

İZMİR AĞAÇLI YOL'A SAHİP ÇIKIYOR


İZMİR AĞAÇLI YOL'A SAHİP ÇIKIYOR
#direnAĞAÇLIYOL  Basın Açıklaması Kamuoyuna Böyle Yansıdı
İzmir-Bornova Ağaçlı Yol  üzerindeki yaklaşık 100 dönümlük yeşil alan halindeki  Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü arazisinin AVM  yapılmak üzere satılarak özelleştirilmek istenmesi konusunda halkımızı bilgilendirmek, bu alanın yeşil alan olarak kalmasını  ve “AVM yerine halka açık bir Bilim Parkı kurulmasını” talep etmek amacıyla 3 Eylül 2013 Ağaçlı Yol üzerindeki Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü önünde yapılan #direnAĞAÇLIYOL Basın Açıklaması etkinliğine çok sayıda medya kuruluşu katılarak yayınladıkları geniş haberlerle taleplerimizin kamuoyuna duyurulmasında aracı oldular. Katılan tüm basın mensuplarına teşekkürler.
Latife Hanım Grubu, Eğitim-İş Bornova Temsilciği, ADD Bornova Şubesi, CKD Bornova Şb., Pirsultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şb., Çöy-Der, Yerel-İş Bornova Temsilciliği, CHP Foça İlçe Başkanlığı, Vardiya Bizde İzmir
 









 
 
 
Sen de diren Ağaçlı Yol
İzmir Bornova'da ağaçlı yol üzerinde bulunan 100 dönümlük yeşil arazi satışa çıkarılıyor. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğünün arazisi olan alana Alışveriş Merkezi (AVM) yapılması amaçlanıyor.
İzmir Bornova'da ağaçlı yol üzerinde bulunan 100 dönümlük yeşil arazi satışa çıkarılıyor. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğünün arazisi olan alana Alışveriş Merkezi (AVM) yapılması amaçlanıyor. AVM yerine halka açık bir Bilim Parkı kurulması telebiyle İzmir ağaçlı yol üzerinde 'Diren Ağaçlı Yol' eylemi yapıldı. Ardından grup Karayolları 2.Bölge Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Eğitim-İş , Yerel-İş, ADD, Çocuklara yardım derneği, Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, İzmir Latife Hanım grubu ve CHP Foça İlçe Başkanlığı katıldı. Açıklamayı gruplar adına Ege Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof.Dr. Kayhan Kantarlı okudu. Bu alana bir Bilim Parkı kurulmasını talep ettiklerini dile getiren Kantarlı açıklamasında 'Bu kampüsün amaca uygun hazır binaları ve rekreasyon alanı karakterindeki bitki örtüsüyle bilim parkına dönüştürülmesinin kuruluş maliyetini boş bir alanla kıyaslanamayacak derecede düşürecek olması büyük avantajdır. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü şehir dışında bulunan başka bir araziye taşınarak bu kampüsü boşaltacaktır' dedi.

İmara açılan arazi, çevrecileri kızdırdı

03 Eylül 2013 Salı 12:14

Bornova Ağaçlıyol’da yer alan Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü’ne ait 100 dönümlük arazinin, Özelleştirme İdaresi tarafından satılması ve ticari amaçla imara açılmasına karşı çıkan yurttaşlar, “çevreci isyan”a başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bornova Belediyesi tarafından da reddedilen söz konusu planların onaylanması ve arazilerin sessiz sedasız satılmak istenmesine karşı çıkan sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar, Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü önünde toplanarak İzmirlileri duyarlı olmaya ve yaşanan çevre katliamına karşı direnmeye çağırdı.

 

 
 

ERMAN ŞENTÜRK/HABER SERVİSİ- Latife Hanım Grubu ile Eğitim-İş Bornova Temsilciliği’nin öncülüğündeki İzmir Yeşil Alanımıza Sahip Çıkalım Girişimi, Bornova Ağaçlı Yolu üzerinde bulunan Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü’nün 100 dönümlük arazisinin satılarak özelleştirilmesi ve AVM yapılmasına tepki göstermek amacıyla soluğu Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü’nün önünde aldı. ‘’Diren Ağaçlı Yol, Diren İzmir’’ ve ‘’AVM değil Bilim Parkı’’ sloganları ve afişler eşliğinde Karayolları’nın kapısına yürüyen kalabalık grup, burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Latife Hanım Grubu, Eğitim-İş Bornova Temsilciliği, Atatürkçü Düşünce Derneği Bornova şubesi, Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Bornova şubesi, Pirsultan Abdal Kültür Derneği Bornova şubesi, Çöy-Der, Yerel-İş Bornova temsilciliği, Vardiya Bizde İzmir Platformu, CHP Karabağlar emekli komisyonu, Bornova Belediye Başkanlığı için aday adaylığını açıklayan Enver Dündar ve Olgun Atilla da katılım gösterdi.
"KÜLTÜRPARK BÜYÜKLÜĞÜNDE ALAN SÖZ KONUSU”

Söz konusu alanın 8 ay öncesine kadar sosyal donatı alanı ve yeşil alan olduğunu hatırlatarak sözlerine başlayan Kayhan Kantarlı, “400 dekarı aşkın yüzölçümü ile Kültürpak büyüklüğünde yemyeşil bir bölge içinde bulunuyoruz. Ağaçlı yol boyunca konuşlanmış bu yeşil alan Cumhuriyet’in en önemli hizmet ve yatırım kurumları olan Türkiye Cumhuriyeti Karayolları (TCK) ve DSİ Bölge Müdürlükleri ile Zeytincilik Araştırma İstasyonu tarafından 60 yılda yetiştirilmiş ağaçları ve bitki örtüsü ile İzmir’in akciğerlerinden sayılmaktadır. Ancak, bu seçkin alanın dörtte birlik kısmı ve Karayolları İkinci Bölge Müdürlüğü’nün de içerisinde yer aldığı 100 dönümlük kısmı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından AVM ve rezidanslar yapılarak betonlaştırılmak üzere satılmak istenmektedir” dedi.

“ÖZELLEŞTİRME İDARESİ CUMHURİYET’İN BİRİKİMLERİNİ PAZARLIYOR”

Kantarlı, satış girişiminin İzmir’in nabzını ölçmeye yönelik bir girişim olduğunu belirterek “İzmir bu araziye sahip çıkıp satışı durdurmaz ise, ardından DSİ ve Zeytincilik İstasyonu arazilerinin de aynı amaçlarla betonlaştırılmasına hazır olunmalıdır. Fakat inanıyoruz ki, hiçbir İzmirli yaşamına kast eden böylesine bir yeşil alan kıyımına asla evet demeyecektir” dedi. Kantarlı ayrıca borcun borçla kapatılmaya çalışıldığı bir düzen içerisinde, devlete ait her türlü alanın da peşkeşe açıldığını savunarak, “Ülkemiz hızlı büyüme adı altında bizlere sunulan özelleştirme ve yüksek faizlerle borçlanma döneminde, varlığına varlık katan ve köşeyi dönen rant zenginleri yaratmıştır. Cumhuriyetin mirası olan kurumların bir bir satıldığı bugünlerde, cumhuriyetin birikimlerini pazarlamak üzere kurulan Özelleştirme İdaresi, karayolları Bölge Müdürlükleri ait toplam 329 dönüm arazinin satılarak özelleştirmesine karar vermiştir, bununla birlikte toplam 2 bin 629 adet arsa ve bina ve lojman da sessiz sedasız elden çıkartılmıştır” dedi.
OLDU BİTTİYE GETİRİLMESİN”

Özelleştirme İdaresi’nin emlak pazarlama ofisi görevi yaptığını söyleyen Kayhan Kantarlı, kurumun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yaptığı işbirliği sonucu Ağaçlıyol’da bulunan Karayolları arazilerinin 10 kata kadar ticari kullanım için imara açıldığını belirtti. Kantarlı, “Ticari yapılaşmaya açılan bu araziler yerli ve yabancı rant severler için eşsiz bir arsa konumuna gelmiştir.İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bornova Belediyesi’nin reddetmesine karşın, bakanlık onayı ile yürürlüğe giren bu imar planlarına yine iki belediye yürütmeyi durdurma istemi ile dava açmışlardır. Ancak olay oldu bittiye getirilmek istenmiş ve araziler 18 Temmuz 2013 tarihinde satışa çıkarılmıştır. Bu hukuk tanımaz tavrı şiddetle kınıyoruz. Gerek Özelleştirme İdaresi, gerekse penguen medyası “Ağaçlı yolda pişer, bize de düşer” zihniyeti ile hareket ederek, toplumu uyarmamış ve halktan saklamışlardır” diyerek yaşanan yargı sürecini özetledi.
“İZMİR’İN NEFESİNİ KESMEK İSTİYORLAR”

Yaşanan gelişmeleri “İzmir’i nefessiz bırakmaya yönelik bir katliam” olarak niteleyen EÜ Emekli Öğretim Üyesi Kayhan Kantarlı, “Açılan davalar henüz sonuçlanmadığından, İzmir halkının siyasi partileri, demokratik kitle örgütleri ve üniversiteleri ile bir bütün olarak demokratik hakları çerçevesinde satışın durdurulmasını talep etmektedir. Resmi gazetede yayınlanan satış ilanına göre son teklif verme tarihi 19 Eylül’dür. Tüm bu sebeplerden dolayı bu alanının satışından vazgeçilmeli ve bu yeşil alana, halkı bilim ve teknoloji ile buluşturacak, bilim sevgisi aşılayacak bir Bilim Parkı kurulmalıdır. Biz buraya halk için yeni bir tüketim tuzağı olacak AVM değil, bilim ve rekreasyon birliğinde bir bilim parkı kurulmasını istiyoruz” diyerek sözlerine son verdi. Grup tesis girişinde yapılan basın açıklamasının ardından olaysız şekilde dağıldı.
 
Güme" gitmesin Ağaçlıyol?
 
Hasan TAHSİN
Salı, 03 Eylül 2013 08:51
Merak ediyorum, soruyorum AK Partili milletvekilleri ne düşünüyor?
Özellikle de şehir  plancılığını her fırsatta "konuştular" Aydın Şengül?
CHP'den de yeterince ses çıkmıyor.
Geçtiğimiz Perşembe günü telefonla arayan sevgili Aziz Başkan'ın sesinde dahi sanki bana karşı bir tepki vardı. Oysa o güzelim araziyi talan etmek isteyen ben değilim. Dava açtıklarını ısrarla söyledi ama bu arazinin 19 Eylül'de adeta haraç mezat satılacağına değinmedi.
İzmir'de garip işler dönüyor, İstanbul'da Gezi Parkı eylemlerinin İzmir'e yansımasını şiddetle destekleyen siyasetçiler bile kendi kentlerinde olan biteni ya görmezden geliyor ya da kendi kentlerinde talan edilen ağaçları, Gezi Parkı'ndaki ağaçlardan daha değersiz görüyor!
İzmir'de hangi arazi satılacak 19 Eylül'de?
Kimsenin umurunda falan değil ama bir daha yazayım. Bornova Ağaçlı Yol üzerindeki Karayolları arazisi.
Bir tek Ege Üniversitesi'nden Kayhan Kantarlı hoca çıktı ortaya!
Ve Kantarlı hoca bugün 10.30'da tepki koyacak orada! Ben de orada olacağım.
Çok da güzel bir düşüncesi var. O arazi kahrolası kapitalist kalelerden birine yer olacağına "bilim parkı" olsun! Halkın toplanıp kaynaşacağı ama üstüne para harcamayacağı bir yer olsun.
Göreceğiz bakalım kaç kişi olacağız?
Ama biln ki, orada olması gerekenler olmazsa beni de kimse tutamaz!
Kimsenin demokratlığına da inanmam siyasetçiliğine de!
Lütfen fotoğrafa da bakın. Beton yığını bölgenin tek yeşil alanına göz diken vahşi kapitalizme tepki göstermezsek, yarın çocuklarımızın bizi hayır dualarıyla anmalarını beklemeye hakkımız olur mu?

Kent dönüşümüne inanmıyorum!

Çünkü ortada samimiyet göremiyorum.
Alabildiğine fırıldaklı ve sadece konuşulan bir işe döndü.
Sadece gecekondu bölgelerini ranta teslimi andıran işler ortalıkta dolaşanlar.
Dikkatinizi başka bir noktaya çekeyim bugün.
Bir cadde düşünün şimdi.
İki tarafı ortalama 30 yıllık apartmanlarla dolu. Aralarda tek tük kalmış iki katlı evler de var. Müteahhitin biri çıkıyor ve bu 30 yıllık apartmanların arasındaki iki katlı bir evi alıyor. Belediyeden ruhsatı da cebine koyup başlıyor yıkmaya. Bu küçük evin iki yanında da 6, 7 katlı iki apartman. Nasıl şiddetle yıkılıyorsa bu evcik, yan apartmanlar temelinden sarsılıyor. Yetmiyor temele kazıklar da çakılıyor. Dur durabilirsen apartmanlarda. Ne güvenlik önlemi ne de bir tedbir!
Soruyorsun, son teknolojide akıllı bina yapacakmış Bay müteahhit! Terbiyemizden kendisinde ne kadar akıl ve saygı var diye sormuyoruz!
İzmir'in pek çok caddesi ortalama 30 hatta 40 yıllık apartmanlarla dolu. Bu apartmanların sağlamlığı konusunda bilgimiz yok ama şüphemiz çok!
Peki aralara kondurulan sözde son teknoloji apartmanların bu yaşlı binalarda yarattığı tehlike yok mu?
Mutlaka vardır.
Özellikle inşaat mühendisleri odasını göreve çağırıyorum!
Ama sorum başta Karabağlar olmak üzere tüm ilçe belediyelere, ruhsat verirken hiç yeterince inceleme yapıyor musunuz?
Kent dönüşümü tartışılan bir kentte bu yap satçı müteahhitlerin şerrinden halkı kim koruyacak?
SABRI TAŞANA!
Kimin sabrını taşırdığım zerre kadar umurumda değil. Ekmeğime göz koyanların, ekmeğime göz koyanlara EYVALLAH edenlerin güçleri de umurumda değil. Buyursunlar ellerinden geleni arkalarına koymasınlar. Bu memleketin şerefiye görevini yapmış paşalarının, gazetecilerinin müeebbetle içerde yattığı bir süreçte, zaten takdir-i şahaneye mazhar olamamış bir Hasan Tahsin'in ödeyeceği bedel ancak onuru, şerefi olur! Lakin bir de "yarın" var! Kimse "yarınını" unutmamalı değil mi? Adam olan adam da yüze konuşlandır, kahpelik edip borazan üfleyin değildir!

Ricamdır, yeşile hasta olmayın! - Atila Sertel
Çıktı konuştu:
- Yeşile hastayım, hayranım…
Ekledi:
-Bize adeta çevre düşmanı gibi bir yaklaşım içinde olmak, çok büyük haksızlık olur.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ı yakından tanıyan AKP’nin dört kurucusundan biri, Başbakan Yardımcısı olarak uzun süre görev yapan Abdullatif Şener’in kulakları çınlasın. Her fırsatta söyler:
- Erdoğan söylediğinin tam tersini yapar.
Yani, “Yeşile hastayım” dediyse…
Siz anlayın ki yeni yeşil alanlar pırasa gibi doğranacak…
Bunların ağaç sevgisizliğinin ilk kanıtı İzmir’de yaşanmıştı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin Hatıra Ormanı’na 29 Ekim’de girmişler ve beş dönümlük alandaki tüm ağaçları ortalarından doğramışlardı. Ve dönemin valisi demişti ki:
- Biz oraya Gözetleme Kulesi yapacağız.
Biz de oranın Cemiyet'in hatıra ormanı olduğunu belirtmiş, buraya kule değil sosyal tesis yapılacağını iddia etmiş ve iptali için dava açmıştık. Ayrıca gazeteciler olarak yeşile karşı duyarlılığımızı bir kez daha göstermek ve yapılan katliamı gözler önüne sermek adına kesilen ağaç dallarını, kütükleri Hasan Tahsin heykelinin önüne yığmış, basın toplantısı yapmıştık.
O günlerde bazı kişiler, “Yahu Başkan bu kadarı da fazla. Ne olmuş üç beş ağaç kesilmişse niye ortalığı ayağa kaldırıyorsun” demişlerdi. Bazı gazeteler sayfalarında bu haklı çırpınışımızı ve yeşili koruma konusunda duyarlılığımızı görmezden gelmişti.
Sonra ne oldu biliyor musunuz?
Ben İzmir Orman Bölge Müdürü için, “Bu şahıs İzmir’de olduğu sürece hiçbir ağaç güvence altında değildir” dedim ve izinsiz ağaç kesmekten bu kişiyi mahkemeye vermek istedim.
Şimdinin Diyarbakır Valisi Cahit Kıraç bu müdürün yargılanmasına izin vermedi.
O müdür benim söylediklerimi hakaret kabul ederek hakkımda dava açtı. Mahkemenin yargıcı da, “Bu şahıs İzmir’de olduğu sürece hiçbir ağaç güvence altında değildir” sözlerinin hakaret olup olmadığının anlaşılması için Galatasaray Üniversitesi’nde iki hukuk profesörüne yazı yazdı, yanıt istedi.
Bu arada yeşil için hasta olan Başbakanımın iktidarı Atatürk Ormanı’na, Cumhuriyet’in ilan edildiği gün baltalar ve elektrikli testerelerle giren ve 100’ün üzerinde ağacı doğrayan İzmir Orman Bölge Müdürü’nü İzmir’den aldı.
Bu müdür Atatürk Ormanı’na 29 Ekim günü girmenin ve ağaçları doğramanın cezasına çarptırıldı sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
İzmir’in Müdürü önce İstanbul’a Bölge Müdürü oldu, ardından Genel Müdürlük görevine getirildi. Türkiye’de ne kadar ağaç kesiliyor ve doğranıyorsa İzmir’de edindiği deneyimi ile Genel Müdür'ün çok başarılı olacağına eminim.
İzmir’de söylediğim cümlemi Türkiye için tekrarlıyorum:
“Bu genel müdür ve bu yeşile hasta anlayış olduğu sürece hiçbir ağaç güvence altında değildir. AVM için, TOKİ için, kent yenileme için feda edilmeyecek ağaç yoktur.”
Bunu da nereden çıkardın, derseniz. Bu müdürün yaptığı ağaçları ortalarından keserek katletmesinin fotoğraflarını mektup ekinde Bakan'a göndermiştim.
Başbakan yeşile hasta olduğunu açıkladığı saatte halkımız Bornova’da yeşili, ağaçları korumak için toplanmıştı. Karayollarının ağaçlıklı alanını AVM’ye satmak isteyenlere karşı, “Bu bölge teknoloji parkı olsun” önerisiyle karşı çıkıyordu.
Karayolları’nın 80 dönümün üzerindeki paha biçilmez değerdeki alanı belki de yok pahasına bir fiyatla AVM’ye satılacak ve İzmir’in soluk alabilecek bir alanı olabilecek bölge alışveriş merkezi yapılarak küçük esnafa öldürücü bir darbe daha vurulacak.
Sayın Başbakan sizden bir ricam var:
- Allah aşkına yeşile hasta olmayın. Siz yeşil sevdikçe ağaç doğrayan müdürler Genel Müdür oldu. Belki de ilk seçimde Orman Bakanı yaparsınız. Siz yeşile hasta oldukça ağaç kıyımı sürüyor, AVM’ler çoğalıyor. Bırakın yeşile hasta olmayı belki ağaçlar kurtulur.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
.
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 

 

 

 

 

 
 
 

3 Eylül 2013 Salı

#direnAĞAÇLIYOL Basın Açıklaması Yapıldı


#direnAĞAÇLIYOL Basın Açıklaması Yapıldı
 
İzmir-Bornova Ağaçlı Yol  üzerindeki yaklaşık 100 dönümlük yeşil alan halindeki  Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü arazisinin AVM  yapılmak üzere satılarak özelleştirilmesine “HAYIR!” demek, burasının yeşil alan olarak kalmasını  ve “AVM yerine halka açık bir Bilim Parkı kurulmasını” talep etmek amacıyla Latife Hanım Grubu, Eğitim-İş Bornova Temsilciği, ADD Bornova Şubesi, CKD Bornova Şb., Pirsultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şb., Çöy-Der, Yerel-İş Bornova Temsilciliği, CHP Foça İlçe Başkanlığı, Vardiya Bizde İzmir Platformu’nun öncülüğünde düzenlenen basın toplantısı 3 Eylül 2013 günü saat 10.30 da Ağaçlı Yol üzerindeki Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü önünde yapıldı. EÜ emekli öğretim üyesi Kayhan KANTARLI tarafından  kısaltılmış olarak okunan açıklamanın  basın mensuplarına ekindeki Bilim Parkı’ı tanıtım notu ile birlikte dağıtılan tam metni aşağıdadır.
Toplanma yeri
 
BASIN AÇIKLAMASI

(Basın mensuplarına dağıtılan tam metin)
 
Değerli Basın Mensupları, Değerli İzmirliler,

Şu anda 8 ay öncesine kadar imar planlarında “sosyal donatı alanı”/ “yeşil alan” olarak kayıtlı, 400 dekarı aşkın yüzölçümüyle Kültürpark büyüklüğünde yemyeşil bir bölge içinde bulunuyoruz. 40 yıl önce İzmir’e gelenleri Bornova’da karşılayıp kent merkezine ulaştıran tek yol olan AĞAÇLI YOL boyunca konuşlanmış  bu yeşil alan, Cumhuriyet’in en önemli hizmet ve yatırım kurumları olan Türkiye Cumhuriyeti Karayolları (TCK) ve Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlükleri ile Zeytincilik Araştırma İstasyonu tarafından 60 yılda yetiştirilmiş ağaçları ve bitki örtüsüyle İzmir’in akciğerlerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Ancak İzmirliler olarak oldukça çok geç fark ettiğimiz gibi bu seçkin yeşil alanın dörtte birini oluşturan Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tesislerinin yer aldığı yaklaşık 100 dönümlük kısmı Özellleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından AVM ve rezidanslar yapılarak betonlaştırılmak üzere satılmak üzeredir.

Bu satış girişimi İzmir’in tepkisini ölçme amaçlı  bir deneme girişimi olup,  basında yer almış bazı işaretlere göre eğer İzmir bu araziye sahip çıkıp satışı durdurumazsa ardından DSİ ve Zeytincilik İstasyonu arazilerinin de aynı amaçlarla satılarak betonlaştırılmasına şimdiden hazır olunmalıdır. Fakat inanıyoruz ki hiç bir İzmirli yaşamına kasteden böyle bir yeşil alan kıyımına asla evet demeyecektir.

              Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü girişine doğru yürüyüş

Neoliberalizmin “devleti küçült, hızlı büyümek için daha fazla dış borç al, borçlanmaktan korkma, devletin elindekileri satarak sağlayacağın kaynaklarla hem borcunu öde hem de kalkın!” aldatmacına kananla, 90 yıllık Cumhuriyet’in birikimi olan, başta fabrikalar olmak üzere halka ait tüm tesisleri peş peşe sattı. Bunların çoğunluğu iktidara yakın yerli ve yabancı sermaye tarafından yok pahasına kapışıldı. Fakat buna rağmen dış borçlar bir türlü bitmek bitmedi ve ülke “borcu, borçla ödemek” gibi bir kısır döngü içine sokuldu. Bu büyük rant paylaşımı ve talan sonunda, bırakın borçların ödenmesini, 2012 sonu itibarıyla Türkiye’nin son on yıllık dönemdeki dış borcu 23.5 milyar dolardan 336 milyar dolara yükselmiştir.

Bu gün artık çok iyi biliyoruz ki ekonomik kalkınma, hızlı büyüme diye sunulan yüksek borçlanma ve özelleştirme döneminde ülkemiz  tam anlamıyla bir iflas süreci yaşamaktadır. Süreç, hiçbir riske girmeden varlığına varlık katan hatta beş kuruşu yokken köşeyi dönen rant zenginleri yaratırken, açlık sınırında yaşayan büyük çoğunluğu kapılarına bırakılan erzak torbalarına muhtaç hale getirmiştir.
Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü girişi

Satılacak fabrika, sanayi tesisi kalmayınca sonunda sıra kamu kuruluşlarına ait  tesislerin yer aldığı ve her biri 90 yıllık Cumhuriyet süresince “örnek kurum” anlayışına göre ağaçlandırılıp yeşil alan haline getirilmiş olan arazilere gelmiştir. Bu güne kadar 2 bin 629 adet ar­sa, bi­na ve loj­man ses­sizce el­den çı­ka­rıl­masına karşın bütçe açıkları kapanmayınca satılacak yeni araziler bulunmuştur. Cumhuriyet’in birikimlerini   pazarlamak için kurulan ÖİB bu bağlamda geçtiğimiz yıl (Şubat 2012; http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120207-12.htm) İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlı Urfa ve Yozgat’da bulunan Karayolları Bölge Müdürlükleri’ne ait  toplam 329 dönüm tutan   arazinin satılarak özelleştirilmesine karar vermiştir.

Bunlar arasında bulunan İstanbul Maltepe Küçük Yalı Kavşağındaki yaklaşık 110 dönümlük arazi ile   İzmir’de bir bölümü şu anda içinde bulunduğumuz Bornova ağaçlı yol üzerindeki yaklaşık 100 dönüm ve  bir bölümü de Ankara caddesinde yaklaşık 45 dönümlük araziler gerek büyüklükleri ve gerekse  kent merkezlerinde olan konumlarıyla ranta dönüştürmeye en elverişli olanlarıdır.

Bu yüzden Emlak Pazarlama Ofisi görevi yapan ÖİB, Şehircilik ve Çevre Bakanlığı ile işbirliği yaparak derhal harekete geçmiş ve ilk olarak İzmir’de  / Bornova’daki  Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü’ne ait bu arazilerin imar planlarını İzmir Büyükşehir ve Bornova Belediye Meclisleri’nin reddetmesine karşın değişitirerek  Kentsel ve Bölgesel İş Merkezi adı altında  10 kata izinli ticari yapılaşmaya açmış ve  bu alanı yerli /yabancı rantseverler için eşsiz birer arsa durumuna dönüştürmüştür (29 Ocak 2013, http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/01/20130129-14.htm).

İstanbul Maltepe’deki 110 dönümlük arazinin satışına ilişkin imar planı değişiklikleri henüz yapılmamış ve bu nedenle satış işlemleri de başlamamıştır. İzmiri ken merkezindeki bu Karayolları arazisin durumunu geç de olsa öğrenmesine karşın İstanbul,  Maltepe’deki arazinin satışına karar verildiğinden henüz habersizdir. Bu yüzden İstanbul’u bu erken dönemde uyarmayı bir görev biliyoruz.

İstanbul Maltepe Küçük Yalı Kavşağındaki yaklaşık 110 dönümlük Karayolları 1.Bölge Md. Arazisi
 
İzmir  Büyükşehir ve Bornova Belediye Başkanlıkları ÖİB’nın Bornova’daki Karayolları arazine ilişkin olarak yaptığı 10 kata izinli 2 emsal imar planı değişikliğine karşı yürütmeyi durdurma istemiyle dava açmışlardır. Ancak ÖİB “oldu bittiye getirme” anlayışıyla hareket etmiş ve dava sonuçlarını beklemeye gerek görmeden arazileri  18 Temmuz 2013 de satışa çıkarmıştır (http://www.oib.gov.tr/2013/ilan/2013-07-18_muhtelif_tasinmazlar_P.htm). ÖİB’nin tüm bu süreçte İzmir’in hukuka ve yargıya güvenen sessizliğini sonuna kadar istismar ederek rantseverleri bir an önce memnun etmekten öte bir anlam taşımayan ve İzmir’in farkına varmayacağını  öngören  bu hukuk tanımaz tutumunu şiddetle kınıyoruz !

Ancak gerek ÖİB gerekse penguen medyası olmak üzere bu yeşil alanın satış sürecinin başladığını bilip de “ağaçlı yolda pişer, bize de düşer!”  zihniyetiyle toplumu uyarmayıp gerçekleri halktan saklayanlar görünsünler ki, tüm gizleme çabalarınıza karşın gelmekte olan talanı son anda da olsa  fark edenler İzmir halkını uyarmak ve ağaçlı yol bölgesindeki bu yeşil alana   sahip çıkmaya çağırmak üzere  bu gün buradadır.
 
Resmi Gazete’de yayınlanan satış ilanına göre son teklif verme günü 19 Eylül’dür. Satış bu tarihi izleyen bir kaç gün içinde tamamlanacak ve kentin akciğerlerinin önemli bir bölümünü  daha betonla doldurma süreci başlayacaktır. Açılan davalarda henüz bir yürütmeyi durdurma kararı alınmadığından süreci durdurmanın tek yolu,  İzmir halkının  siyasi partileri, demokratik kitle örgütleri ve üniversiteleriyle bir bütün olarak, demokratik hakları çerçevesinde satışın durdurulmasını talep etmesidir. 

İlk talebi bu gün burada hep birlikte yapıyor ve yüksek sesle  diyoruz ki;

Ağaçlı yol boyunca uzanan bu yeşil alanın  işsizliği ortadan kaldıracak, üretime yönelik yatırımlar yapmak yerine gökten inme zenginlikler peşinde koşan bir avuç  rantseveri memnun etmek için  AVM ve Rezidanslar kurulacak şekilde yapılaşmaya açılması  İzmir’i, İzmirliler’i nefessiz bırakmaya yönelik büyük bir kötülük ve  katliam girişimidir!

Bu nedenle bir rekreasyon alanı olduğu açıkça görülen bu alanın satışından vazgeçilmeli ve yüz dönümü bulan bu yeşil alana, halkı bilim ve teknoloji ile buluşturarak bilim sevgisi aşılayıp merak etme kültürü kazandıracak bir BİLİM PARKI kurulmalıdır. İzmir halkını sesimize kulak vermeye ve “Karayolları arazisinin satışından vazgeçilerek bu alana bilim ve rekreasyon birlikteliğinde bir BİLİM PARKI kurulması” talebine sahip çıkmaya davet ediyor ve,

KARAYOLLARININ BORNOVA AĞAÇLI YOLDAKİ 100 DÖNÜMLÜK BU ARAZİSİNE, HALK İÇİN YENİ BİR  TÜKETİM TUZAĞI OLACAK AVM   DEĞİL, HALKIMIZIN AİLECE GEZERKEN, DİNLENİRKEN, EĞLENİRKEN AYNI ZAMANDA ÖĞRENECEĞİ BİR MEKAN OLAN BİLİM PARKI KURULMASINI İSTİYORUZ !

Saygılarımızla.

3 Eylül 2013, Ağaçlı Yol-BORNOVA

Katılan Kurum, kişi ve kuruluşlar

Latife Hanım Grubu, Eğitim-İş Bornova Temsilciği, ADD Bornova Şubesi, Kayhan KANTARLI (EÜ Emekli Öğretim Üyesi) , CKD Bornova Şb., Pirsultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şb., Çöy-Der, Yerel-İş Bornova Temsilciliği, CHP Foça İlçe Başkanlığı, Vardiya Bizde İzmir
 
 
 
EK: Basın mensupları için Bilim Parkı’ı tanıtım notu
BİLİM PARKI NEDİR?, AMAÇLARI NEDİR? BİR BİLİM PARKINDA NELER BULUNUR? (kısaltılmış bilgi)
 

Geniş bilgi için “http://kayhankantarli.blogspot.com/2013/08/izmir-bilim-parki-proje-onerisi.html” sayfasını ziyaret ediniz.



BİLİM PARKI VE AMAÇLARI
·         toplum ve bilim arasındaki bağın  güçlenmesine katkıda bulunmak,
·         bilimin günlük yaşamdaki önemini fark ettirerek halkın bilim ve teknolojiye olan ilgi, merak ve sevgisini arttırmak;
·         toplumda bilimsel düşüncenin benimsemesine önderlik etmek,
·         bireylerin bilimsel yaklaşım ve analiz yeteneğini geliştirmek;
·         öğrenmenin yaşam boyu sürdürülebilmesi için çocukları, gençleri ve yetişkinleri bilim ve teknoloji ile buluşturarak, sorgulama ve interaktif öğrenmeye dayalı, bilim-rekreasyon birlikteliğinde etkin bir sivil öğrenme ortamı yaratmak

Bilim Parkı’nda Bulunan Temel Etkinlikler:
Aktif katılımlı deneyler ve gösteri birimleri, Sergiler, Gezici Sergi ve bilimsel gösteri birimleri, Teması peryodik olarak değişen Geçici Sergi, El Becerisi Atölyeleri, Konferanslar, Belgesel Filmler, Meslek İçi Eğitim, Bilim Şenlikleri, Bilim Fuarları Düzenlenmesi, Bilimsel Proje Yarışmaları, Yaz Okulları, Okullara Bilim Kolları Desteği, Öğretmenlere Aktif Eğitim Danışmanlığı
 
 
Yapısal Temelde Önerilen Gösteri-Sergi Birimleri:
Açık Alanda
  • Bilim Parkı: açık alan aktif öğrenme birimleri, öğretici oyuncaklar, rüzgar ve güneş enerjisi uygulamaları,yöreye ait arkeolojik ve jeolojik buluntu sergisi,
  • Güneş Saati (50 m2)
 
Kapalı  Alanda
  • Temel Bilimler Galerisi: dokun-keşfet eğitsel deney ve gösteri üniteleri (200 -250 adet, 3000 m2)
 
 
  • Gezegenevi: güneş sistemi, evrenin oluşumu (200 koltuk , yaklaşık  18-20 m çap,  250-300 m2)
 
 
  • Doğa Tarihi  Müzesi (2000 m2)
 
  • Denizaltında Yaşam: Akvaryum (1500 m2)
 
  • Teknoloji Tarihi Galerisi : makinalar, müzik çalarlar,  tarım ve ulaşım araçları vb sergisi (200 m2)
  • Çevre Galerisi: Ekolojik Sistem, Küresel Isınma ve Çevrebilim Gösteri ve Sergileri (200 m2)
  • Doğal Afetler/Deprem Galerisi :  Deneysel gösteri, Depreme hazırlık/önlemler, deprem teknolojisi (200 m2)
  • Havacılık ve Uzay Galerisi (200 m2)
  • İleri Malzemeler ve Gelecekteki Teknolojik yaşam Galerisi (100 m2)
  • Çocuk Evi: Okul öncesi çocuklara yönelik bilimsel oyuncak ve oyunlar (200 m2)
  • Atölye Çalışması Odaları ( bilim, uçak, uzay, genetik, arkeoloji, sanat ve drama, vb, toplam 200 m2)
 
  • IMAX teknolojisine sahip 3D Sinema Salonu (20m x 25m, 300 koltuk,500  m2)
 
  • Geçici sergi salonu: kişi ve kuruluşlarca belli bir süre için açılan bilim ve sanat, sergileri (200 m2)
  • Konferans ve seminer salonları (500 m2)
  • Kütüphane ve İnternet Salonu (150 m2)
  • Bilim Market: kitap, dergi, belgesel filmler, bilim oyuncakları, çeşitli anı eşyaları satış                                                 yeri (100 m2)
  • Kafe ve Restoran (toplam 500 m2)
  • Basın merkezi (50 m2)
  • Yönetim Merkezi, Ofisler (200 m2)
  • Bakım Onarım Birimi (100 m2)
  • Deney  Düzenekleri Tasarım ve Yapım Merkezi (100 m2)
Bir metropol kentte Bilim Parkı kurulması için en az 100.000 m2 lik bir alana geresinim vardır. İzmir için akla gelen başka seçenekler olsa da, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca imar planlarındaki durumu yeşil alandan AVM ve rezidanslar yapılmak üzere 10 kata kadar izinli ticari yapılaşma ve konut yapım alanına dönüştürülen Bornova Ağaçlıklı Yol’daki  100 dönümlük Karayolları Kampüsü’nün boşaltılarak satışa çıkarılması İzmir Bilim Parkı kurulması için son derece elverişli bir olanak sağlamıştır.
Bu kampüsün amaca uygun  hazır binaları ve rekreasyon alanı karakterindeki bitki  örtüsüyle bilim parkına dönüştürülmesinin, kuruluş maliyetini boş bir alanla kıyaslanamayacak derecede düşürecek olması büyük bir avantajdır. Diğer taraftan Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü  şehir dışında bulunan başka bir araziye taşınarak bu kampüsü boşaltacaktır.
Bu nedenlerle İzmir halkı  güçbirliği yaparak  özünde kendisine ait olan yeşil alan durumundaki Karayolları 2.Bölge Müdürlüğü arazisinin satılarak 10 katlı beton yığınlarıyla doldurulmasından vazgeçilmesini ve arazinin halkın ziyaret edeceği bir Bilim Parkı kurulmak üzere yerel yönetime devredilmesini ısrarla ve yüksek sesle talep etmelidir. İzmir halkının bu anlamlı talebine basın ve demokratik kitle örgütleri de destek olmalıdır.